Ben Yine Uçuyorum:))



Ben bugün yine mutluluktan uçtum:))) Allah nazarlardan saklasın hep mutluyum bu aralar maşallah:)))


Uzun zamandır planladığımız buluşma nihayet bugün gerçekleşti. Gülen'im bugün Bursa'daydı. Çelebi'm biraz rahatsız olduğu için bize katılamadı, üzüldük tabi ama bir dahakine bugün olmayışının acısını çıkarmaya söz verdik.


Gülen'i çoğunuz seviyor biliyorum ama yakından bir görseniz, o tatlı şeker kadını bir tanısanız daha da çok seveceğinize eminim. Öğleden sonra Smilena 'da bize katıldı. Çok eğlendiğim çok mutlu olduğum bir gündü. Sanalda tanıyıp sevdiğim bu arkadaşlarımın gerçek hayatta da tanımak, ne kadar doğru insanları arkadaşım olarak nitelendirdiğimi görmek beni çok mutlu etti. Keşke mümkün olsa da hepinizi yüzyüze tanıma fırsatım olsa.


Gülen'i, uzun süredir arkadaşmışız görüşüyormuşuz da bir süre ayrı kalmış sonra tekrar kavuşmuşuz gibi yakın hissettim kendime. Gülen, ikizi Sedef'in yaptığı bu şık bilekliği ve rengine modeline bayıldığım bu şapkayı hediye etti.


Kızlar, bana böyle güzel bir gün yaşattığınız için burdan da kocaman teşekkürlerimi ve öpücüklerimi gönderiyorum. Sizi tanımış olmaktan dolayı çok mutluyum.

Mutluluktan Uçuyorum Bugün:))

Çok sevdiğim bir arkadaşımdan, bu sabah bu güzel hediyeler geldi. Nasıl beğendim, nasıl mutlu oldum anlatamam size. Biraz bilmece gibi olsun diye ismini yazmadım özellikle fakat linkine tıklarsanız ya da yazının sonuna kadar okursanız kimden geldiğini öğrenebilirsiniz. Yalnız ben, yaptığı işlerin güzelliğiyle hemen farkedilen arkadaşımın, yaptıklarını görür görmez tanıdığınızı düşünüyorum. Hemen belli ediyor kendini. Arkadaşım marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor:)
Kutuyu nasıl heyecanla açtım anlatamam size. Gönderenin ismini görür görmez böyle güzelliklerle karşılaşacağımı biliyordum ama benim için neler yapmış merak ediyordum:)) Hemen açtığım kutunun içinden, kendi el emeğiyle yaptığı peçete halkaları, peçetelik ve tepsi örtüsünden oluşan şık bir takım çıktı. İnce zevkinin eserleri olmasının yanında bir de bu sene favori renklerim olan siyah ve beyaz olmasına da ayrıca bayıldım. Bu göz nurlarının yanına da Mevlana kartlarını ve samimi içten notunu da eklemeyi unutmamış canım arkadaşım benim.
Blog alemine yeni adım attığım günlerde, beni ilk izlemeye alan bu arkadaşımdı. O günden beri beni hiç yalnız bırakmadı, canım benim. Çok uzun zaman olmuş çok tecrübeliymişim gibi konuştum galiba:) Daha bir yılı bile doldurmadım:))) Fakat, böyle samimi böyle candan arkadaşlarım varken etrafımda, daha uzuuuun yıllar buradayım hiç bir yerlere gidemem, can dostlarımdan da ayrılamam:))
Canım arkadaşım, ilk izleyicim, hamarat, marifetli, candan, samimi, dost Gönülden Ele'ye, huzurlarınızda bir kez daha teşekkürlerimi ve kocaman öpücüklerimi gönderiyorum.



Yakma Çiçeklerden Fular


Bayram neredeyse bitmek üzere biliyorum, fakat ben anca fırsat buldum ve bilgisayarın başına oturdum. O nedenle biraz geç de olsa hepinizin bayramını kutlamak istiyorum. Sevdiklerinizle mutlu, huzurlu nice bayramlar diliyorum.

Bu bayram da yakma çiçeklerden bir fular yaptım, onu göstermek istiyorum size. Geçen bayram da aynı çiçeklerden tokalar saç bantları yapmıştım. Bunlar benim için geleneksel bayram çiçeği gibi oldu:))
Pembeli morlu karışık 19 adet yakma gülden oluşan fularımı bakalım beğenecek misiniz?

2.Haftada ben de varım:)))

Çoğunuz Ayça'yı tanıyor ve başlattığı hediye kampanyasını biliyorsunuz. Hatta birçok arkadaşım geçen hafta destek yazılarını yazmışlardı. Ben nasıl katılacağımı anlayana ve fırsat bulup yazısını yazana kadar süre dolmuştu malesef. Bu hafta hazır öğrenmişken hediye de böyle güzel bir kolye iken, şansımı denemek ve bu güzel etkinliği duyurmak istedim.
Ayça'nın çektiği güzel fotoğrafların yanında böyle yaratıcı tasarımları da var. Bunlara nasıl sahip olabileceğinizi veya bu hediye etkinliğine nasıl katılabileceğinizin ayrıntıları için Ayça'nın bloguna buyrun:)

Dikiş Sepeti Yaptım

İplerin düzgün durduğu bir dikiş sepeti yaptım.
Makaraların kendisi sepetimin duvarlarını oluşturuyor. Bittiğinde çıkarılıp yenileriyle değiştirilebiliyor.
Sepetin ortasıda ufak tefek ıvır zıvırlarınızı toplar.
Vallahi kendi tasarımım diye söylemiyorum ama sanki kullanışlı bir sepet oldu yaaa:))))

Boş hali böyle, pek işe yarar görünmüyor. Fakat makaraları yerleştirdiğimizde hem sepetimizin duvarı oluşuyor hem de iplerimiz birbirine karışmadan yerli yerinde duruyor.

Nasıl yaptığımı da anlatayım.
Yoğurt kovasının ağız kısmından elde ettiğim halkaya, pergelin sivri tarafıyla 16 tane ufak delik açtım. Buralara uçlarına yapıştırıcı sürdüğüm kürdanları geçirdim. Kürdanların üst uçlarına ise birer boncuk yapıştırdım. Sonra hem halkayı hem de kürdanları iple sardım. Altına da yuvarlak bir penye parçasını diktim. En son olarak da 16 adet makarayı çubuklara geçirdim veeee hem içinden hem dışından yararlanabileceğimiz sepetimiz hazır.